|
Go
OYUNUNUN TARİHÇESİ
Çin'de Weigi olarak bilinen Go'nun çıkışı
hakkında üç ayrı söylenti vardır. Japonya'da ise sadece
biri kabul edilir; Çin İmparatoru Shun (M.Ö. 2255-2206)
aklı kıt oğlu Shang Kiun'un zekasını geliştirmek için
icat etmiştir. Bu hikaye doğru ise Go 4000 yaşını geçmiştir.
Tao Kan (M.Ö. 289-334) oyun hakkında Go'nun "aptal
oğullar için" olduğunu söylemiş ve tavlayı M.Ö.
11. yüzyılda şeytan-zalim hükümdar Zhou tarafından bulunduğundan
dolayı Go'ya tercih etmiştir. Bir başka söylentiye göre,
Go oyunu Çin imparatoru Keih Kwei'in (M.Ö. 1818-1767)
kulu Wu tarafından bulunmuştur. Aynı kişinin çeşitli
kart oyunlarını da keşfettiği bilindiğinden bu hikaye
akla en yatkın olanıdır.
Yazılı kaynaklara bakıldığında ise, Konfüçyüs (M.Ö.
551-479) ve Mencius'un (M.Ö. 372-289) Go'dan kısaca
bahsettiği ve M.S. 200 yıllarında Go oyunu hakkındaki
şiirleri ile meşhur olan bir şairin gözleri kapalı Go
oynayan insanlardan söz ettiği görülür. Ayrıca, Tsin
Hanedanı (M.S.265-419) döneminde yaşayan Sha An'in savaşlardan
yorgun düşerek Sha Gen ile yaptığı savaşın sonucunu
karşılıklı oynadıkları bir Go karsılaşması ile sonuçlandırdığı
da yazılı olarak günümüze kadar gelmiştir. Eski Çin'de
Go daha az sayıda çizgiden oluşan tahtalarda oynanırmış;
1954'de Wangdu şehrinde M.S. 200 yıllarından kalma 17x17'lik
bir Go tahtası bulunmuştur. Günümüzde ise Tibet'te hala
17x17'lik tahta ile Go oynanmaktadır.
O dönemlerde Çin'de iyi Go oynayanlar kisei ya da ki
shing diye isimlendirilirmiş. 'Ki'; Go ve 'sei'; kutsal,
yüce adam anlamına, ‘shing' ise büyücü anlamına gelir.
Tang (M.S. 618-906) ve Sung Hanedanları (MS. 960-1126)
dönemlerinde ise ilk Go kitapları yazılmıştır. Bu dönemlerde
Go Çin'de en şaşalı dönemindeymiş, ülkede pek çok Go
oyuncusu varmış.
Go oyununun bir ülkenin kaderini etkileyecek, bir şairi
meşhur edecek, insanlara kutsal-yüce adam dedirtecek
kadar toplum kültüründe büyük bir yeri olması önemlidir.
Bir savaşın kan dökülmeden sona erdirilmesi binlerce,
on binlerce insanın hayatını değiştirir. Bir şairin
ün kazanması ise, halkın bir oyunla ne kadar iç içe
olduğunu, insanların oyunu iyi oynamasıyla toplumdaki
yerinin yükselmesi, insanların Go'yu sadece bir oyun
olarak görmediğini gösterir. Ata sporlarımızla ve benzeri
konularda günümüze binlerce ve hatta yüzlerce yıl eskiden
herhangi bir isim, ya da bir hikaye kalmamıştır. Belki
bir Genç Osman vardır ama, genelde her toplumda önemli
olduğu gibi, anlatılan hikayelerde kahramanlık, cesaret
temaları işlenir. Örneğin, kültürümüzde tavla oyunu
için hiç destan ya da şarkı yoktur.
Go ve Taoculuk
Belki, Çin'de Taoculuk gibi din düzeyindeki bir düşüncenin
yaygın olması, Go'nun ya da I-Ching gibi eski bir kehanet
yönteminin yaygınlığını, günümüze kadar oynanmasını
ve hakkında çok eski çağlardan beri kitaplar yazılmasını
açıklayabilir. (Go'nun da I-Ching gibi görüntü ve ilişkilerle
ruhumuzun derinliklerini gösterdiği söylenmektedir.)
Go oyununda kurallar ve oyun tarzı Taocu düşünce ile
uyumludur. Yin-yang varolan zıtlıkların iç içe ve dönüşüm
içinde olduğunu gösterir. Oyunda siyah ve beyaz taşlarının
iyiyi ve kötüyü simgelediği düşünülür. Siyah her zaman
kötüdür. Bir Go oyununda tüm taşlar iç içedir, bu Taoculuk'taki
dönüşüm ve iyiyle kötünün iç içeliğini yani yin-yang'ı
göstermiyor mu? Ünlü tarihçi Ban Gu (M.S. 32-92) Yi
Zhi'nin “Go'nun Esasları” adlı eserinde şöyle der: “Tahta
kare olmalı ve toprağın kanununu simgelemelidir. Çizgileri
ilahi adalet gibi düz olmalıdır. Üzerinde yin ve yang
gibi bölünmüş siyah ve beyaz taşlar vardır. Tahta üzerindeki
dağılımları ise gökyüzünün bir görüntüsü gibidir.” Aslında,
Taoculuğun mistik tarafına inananların bunu bir çeşit
kehanet yöntemi olarak görmesi (eski hikayelerden birisi)
ve belki de Go'nun gizli güçlerine inanılması bu oyunun
yaygınlığının bir sebebi olabilir. Go oyununda aynı
görüntünün oyun esnasında bir daha tekrarlanamaması
da bu anlatılanları desteklemektedir: ‘Bir Go oyuncusu
tahta üzerinde gerçek hayatı yaşar. Yapılmış hamleler
anılar gibidir, hatalar değiştirilemez ve oyun boyunca
ayağınıza bağ olur. Hamleler yaşanan andır; acı çekersiniz,
mutlu olur ve hayatta kalabilmek ya da rakibi yok edebilmek
için çalışırsınız. Gelecek ise düşündüğünüz hamlelerdir.'
Satrançta üç defa aynı hamlenin ardışık olarak yapılması
durumunda beraberlik ilan edilir. Go'da ise ‘ko' denilen
kural buna engel olur.
Seviyeler
Sho-dan nedir? Sho-dan ‘oyunu biliyorum' diyebilmenin
ilk seviyesidir. Bu seviyede biri Go karsılaşmasını
ustalıkla takip edebilir.
Peki, bu seviyeye ulaşmak zor mudur? Zordur. Öğrenci
seviyesi 30 basamaktır. Yeni başlayan birine verilen
seviye ise 30 Kyu'dur. İlerledikçe 1 Kyu'ya kadar yükselir.
Oyunu öğrenmiş sayılır ve Sho-dan (ilk siyah kuşak)
olur. Siyah kuşak amatörlerde 7. dan'a (7. seviye) kadar
yükselir.
Uzak-doğu sanatlarında seviyelendirme sistemi benzerlik
göstermektedir; çok farklı bir sanat olan Karate-do'da
siyah kuşağa kadar sekiz adet kyu seviyesi vardır. Bir
öğrenci kuşakları (her kuşağın bir rengi vardır; beyaz,
sarı, kahverengi gibi) aslında insanlara geliştiğini
göstermek amacıyla verilir. Gerçek anlamda kuşak sadece
siyah kuşaktır. Siyah kuşağa kadar insan Go'yu ya da
Karate-do'yu biliyor sayılmaz. Bu öğrenci seviyeleri
insanlara ilerlediklerini göstermek, sevke getirmek
için gayet batılı bir yaklaşımla verilmektedir. Karate-do
bir yasam tarzıdır. Go da böyledir, bir oyundan çok
yasam felsefesidir. (Karate-do'da siyah kuşağa ulaşan
birine siyah bir kuşak takılır, yeni başlayan birine
ise beyaz bir kuşak. Siyah kuşak zaman geçtikçe ve do'da
ilerledikçe eskir ve beyazlar. Bir ustanın ise kuşağı
iyice beyazlamıştır.)
Benzeri zeka oyunlarında da seviyelendirme sistemi uygulanabilir,
fakat Go'da özellikle uygulanan sistem daha kesindir.
Çünkü daha iyi seviyedeki bir oyuncu neredeyse her zaman
karsılaşmayı kazanır. Ayrıca, Amerikan profesyonel basketbol
ligi ile Avrupa amatör ligi arasındaki seviye farkı
kadar büyük bir farkla amatör oyunculardan ayrılmış
profesyonel siyah kuşaklar vardır; seviyeleri 1. dan
ile 10. dan arasındadır (sho-dan, ni-dan, san-dan, yon-dan
vs.). 10 dan'dan dünyada bir iki tane vardır ve bir
ekol kuranlar bu seviyeye çıkabilirler. Geleneksel olarak
en yüksek kuşak 9 dan; ‘ku-dan'dır. Profesyonel sho-dan
ise yaklaşık 5-6 dan amatör seviyesine karşılık gelir.
Yakın seviyede olmalarına rağmen bu amatör 5-6 dan ile
pro 1 dan arasında tarz farkı vardır. Bir pro istikrarlı
bir oyun çıkarırken, amatörün nasıl bir oyun çıkartacağı
pro'ya kıyasla belli olmaz.
Kaynak; Mehmet Dardeniz
|