|
TÜRK CAM SANATI
Artuklar ve Selçuklular zamanında başlayan Türk cam
sanatı Osmanlı döneminde gelişerek devam etmiş ve 19.
Yüzyılda en parlak dönemine ulaşmıştır. Bu yüzyılda
İstanbul'da çok orijinal ve mahalli karakterde cam eşya
yapan atölyelerin ortaya çıktığını görüyoruz.
Bunların ilki Beykoz civarında bir mevlevi dervişi
olan Mehmet dede tarafından kurulmuştur.
Bu atölye ve daha sonra benzeri diğer atölyelerde alışılagelmiş
cam eşyanın yanısıra üzerleri yaldızlı nakışlarla süslenmiş
beyaz, süt rengi ya da saydam olmayan mavi renkte bir
cam hamurundan yapılmış fincan, sürahi, bardak, vazo,
reçellik, gülabdan, şamdan ve çeşmibülbüller imal edilmiştir.
O dönem yaygın olarak kullanılan bu mamullerle üretildikleri
yerle ilintili olarak Beykoz adı verilmiştir.
Zamanla çok sevilen bu ürünler İran, Suriye, Lübnan,
Yunanistan, Kıbrıs, Tunus, Mısır ve Hindistan'a kadar
yayılmıştır. Ancak gerçek Beykoz'lar lambaya tutulduklarında
aksettirdikleri kırmızı bir ışıkla diğerlerinden ayrılırlar.
6 Haziran 1998 tarihinden itibaren Antalya-Kaleiçi'ndeki
Suna-İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü'nde
sergilenmekte olan 19. yüzyıl dönemi Türk cam sanatı
eserleri koleksiyonu büyükelçi Fuat Bayramoğlu ve eşi
Nesteren Bayramoğlu tarafından görevli bulundukları
Tahran'da oluşturulmuştur.
|