Bir
varmış bir yokmuş, bir anne serçe ve onun dört
tane birbirinden şirin yavrusu varmış. Serçe
sıcak yaz aylarında yuvasında yavrularını büyütüyormuş.
Gündüzleri yavruları için yem topluyor, gün
boyu bir kaç kez yuvaya dönüp küçükleri besliyormuş.
Her geçen gün yavrularının büyüdüğünü, güçlendiğini
görüyor ve seviniyormuş.
Sonbahara doğru yavrular artık iyice büyümüş,
yuvada hoplayıp zıplamaya, kanatlarını denemeye
başlamışlar. Bir gün yine kanatlarını denerlerken,
birden çıkan rüzgar yaramaz yavruları alıp yuvadan
uçurmuş.
Anne serçe, akşam döndüğünde yavrularını göremeyince
çok üzülmüş. Onların artık uçabilecek kadar
büyüdüğünü biliyormuş, ama hayata dair nasihatlar
vermeden, onlarla vedalaşmadan gittiklerine
çok üzülmüş.
Kış ayları yaklaştığında, anne serçe tarlada
yem toplarken birden yanına doğru uçan dört
küçük serçe görmüş. Yavrularını hemen tanımış.
Birbirlerini kucakladıktan sonra anneleri onlara
nasıl yaşadıklarını sormuş.
DEVAM